Search and Hit Enter

Omurga Eğriliği “Skolyoz”

İnsan vücuduna özgü bir özellik vardır. İki gözü birbirine birleştiren bir eksenden bahsedersek, sinir sistemimiz duruşumuz sırasında bu ekseni her zaman yere paralel hale getirmeye çalışır.

Bu yüzden omurga şeklinde değişiklikler olduğunda, bizler bu değişiklikleri çoğunlukla erken dönemde algılayamayız. Bize hissettirmeden belirli adaptasyonlar geliştiren omurga, çoğu zaman durumu dengelemek için sağa sola ya da her iki tarafa da eğilimler yapar. Omurga duruşundaki bu yanlara doğru oluşan eğilmelere ve dönmelere skolyoz adı verilir.

 

Skolyoz, vücudun değişik streslere karşı adaptasyonu ya da koruma reaksiyonu olarak başlamış olsa da, omurgadaki bu değişiklik, zaman içersinde ilerleyici olabilir.

Omurga eğrilikleri hem görsel, hem fiziksel, hem de ruhsal olarak bu probleme sahip olan insanları etkilemektedir. Yetişkinlik döneminde de tespit edilen skolyozlar olsa dahi, özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde ortaya çıkan skolyozlar, omurganın kemikleşme yaşı ve gelişim süreci devam ettiğinden daha önemlidir.

Skolyozların nedenleri çeşitlidir ve temel olarak doğumsal, nöromusküler (serebral palsi, kas hastalıkları vb. nedenlere bağlı gelişen), bazı özel sendromlarla ilişkili olan ve idiopatik (nedeni bilinemeyen) olarak sınıflandırılır.

Klinikte sıklıkla idiopatik sınıftaki eğriliklerle karşılaşılmaktadır. Nedeni bilinmiyor denilse de bu vakalar klinikte sorgulandığında, öncesinde geçirilmiş bir travma (fiziksel veya psikolojik), çocuklarda bale, jimnastik gibi omurga esnekliğini etkileyebilecek yoğun fiziksel çalışmalar, geçirilmiş organ cerrahileri, kronik kabızlık, bazı akciğer hastalıkları gibi nedenler skolyozu tetikleyici faktörler olabilmektedir.

Skolyozu olanlara veya çocuğunda skolyoz olanlara veya olmayanlara bilgiler ve tavsiyeler:

  • Çocuğunuzun omurga şeklini ara ara kıyafetsizken gözlemleyiniz. Ayakta normal duruşunda omuzlarının birinin diğerinden aşağıda duruşu, sırtında bir tarafın çukur diğer tarafın tümsek duruşu, omurganın bir tarafa C şeklinde veya bir S şeklinde açılaşmış duruşu dikkatinizi çekerse bir doktora başvurun. Bunu yaparken, çocuğunuzu telaşlandırmadan ve bireysel saygı sınırını aşmadan yapınız. Aileler genelde yaz aylarında çocukları kıyafetsizken deniz veya havuza girdiklerinde skolyozu fark ederler.
  • Skolyoz teşhis edildiğinde, açısal değerlerinin ve skolyozun tipinin belirlenmesi gerekir. Amaç öncelikle skolyozun ileri gitmesini önlemek, sonrasında ise açıyı azaltmak olmalıdır. 40 derecenin altındaki eğrilikler fizyoterapistler tarafından planlanan 3 boyutlu skolyoz egzersizlerine iyi yanıt vermektedir. 40 derecenin üstünde de başarı sağlanmaktadır fakat, daha yoğun korse kullanımı ve daha yoğun bir çalışma gerekmektedir.
  • Nadir olarak skolyozlar cerrahi gerektirir. Özellikle özel durumlara ve diğer hastalıklara bağlı gelişen skolyozlar kalp akciğer fonksiyonlarını etkileyecek boyutlarda ise cerrahi yaklaşımlar ile düzeltme uygulanabilir. Sonrasında yine yoğun bir fizik tedavi ve solunum rehabilitasyonu uygulanmalıdır ve cerrahi sonrası fonksiyonel kazanımların en üst seviyeye çıkarılması hedeflenmelidir.
  • Skolyozla ilgili bilgileri takibinizi yapan sağlık profesyonellerinden edinmeye çalışın. İnternetteki bilgi kirliliği ve yıkıcı anlatımlardan uzak durun.
  • Skolyozu olan birçok profesyonel sporcu olduğunu biliyor muydunuz? Bu sporculardan en önemlisi dünyanın en hızlı koşan adamı Usain Bolt’tur. Skolyoz önemlidir, fakat yaşama engel değildir ve erken tespit edildiğinde tedavideki başarı oranı çok yüksektir.
  • Tedavi süreci, bu alanda uzman hekimler, fizyoterapistler, osteopatlar, çocuk gelişim uzmanları, psikologlar ve ailelerin ortak paydada buluşmaları ile doğru ve etkin bir biçimde yürütülebilir.

 

Kaynaklar:
Scoliosis: Review of diagnosis and treatment 2007
The etiologic relevance of 3-d pathoanatomy of adolescent idiopathic scoliosis 2017