Search and Hit Enter

Kaykay Sakatlanmalarında Fizik Tedavinin Önemi

Kaykay, diğer sporlardan oldukça farklıdır. Bu sporu gerçekleştirirken izlenebilecek bir rehber veya kurallar bütünü yoktur.

Her zemin, hareket alanıdır, dünyayı farklı bir pencereden algılatan bir yaşam biçimidir ve kaykayını o pencereden içeri sürdüğünde, artık geri dönüş yoktur!

Kaykay, akıl, vücut ve nesnenin daimi çatışması içinde; başarmak ve başarısız olmak arasında; denemek, düşmek, azmetmek, uçmak, eğlenmek, hızlanmak, durmak, acı çekmek gibi değişken durumlarla pompalanan adrenaline bağımlı olmaktır.

2006’da kaykaycıların %71’i 12-17 yaşları arasındaki gençlerdi. Günümüzde ise bu topluluğun sadece %45’ini gençler oluşturmaktadır. Yani yaş aralığı değişmiş, çocuklar ve özellikle yetişkinlerin sayısında artış meydana gelmiştir. Tabi ki kaykay kullanan kadınların sayısında da hatırı sayılır bir artış vardır. Kaykaycılar, genellikle toplumsal kurallara uymayan ve harcamaları konusunda düşünceli davranmayan ergenler olarak bilinir. Oysa sanılanın aksine, inanılmaz derecede yaratıcı, farklı cinsiyet, meslek ve farklı yaşlarda, ve ihtiyaçları konusunda önemli derecede bilgi sahibi olan insanlardır.

Bu kültüre artan ilgi, beraberinde yaralanmaların artışına da neden olmaktadır. Bu yaralanmalar, çatışmanın, kaybetmenin, dayanıklılığın, becerinin ve bunları ateşleyen “kaykay ruhunun” getirdiği bedeldir.

“Çoğu kaykay sporu ile ilgilenen “sporcu” olarak adlandırılmaktan nefret eder, fakat profesyonel bir kaykaycı, diz kapağını kırdığında veya 50 yaşında iç yan bağını yırttığında, sporcu rehabilitasyonu alanında uzmanlaşmış kişilere başvurmak ister.” Dr. David Sales, Next Level Rehab

Kaykay sakatlanmalarında önemli olan, her spor dalında olduğu gibi “koruyucu” rehabilitasyon yaklaşımlarına yoğunlaşmaktır. Koruyucu denildiğinde hem kaykay kullananlar, hem de bu spor hakkında bilgi sahibi olmayan sağlık çalışanlarının aklına koruyucu ekipman ve kıyafetler gelir. Fakat kaykaycılar, koruyucu kıyafetlerin kendilerini kısıtladıklarını ve dolayısıyla daha güçsüz hissettiklerini söylerler. Oysa koruyucu rehabilitasyon, sadece ekipmanlar önermek değildir. Spora ve performansa özgü fiziksel ve biyomekaniksel gereksinimleri değerlendirmek, olası eksiklikleri belirlemek ve risk oluşturan durumları uygun egzersizler, manuel terapi teknikleri, bantlama yöntemleri ve sporcuya verilen eğitimler ile desteklemektir. Reaksiyon süresi, denge, kas kuvvet ve dayanıklılığı, kas dengeleri, farklı duyusal bozucu uyaranlar eşliğinde performans, eklemlerin hareket kabiliyeti ve stabilizasyonu gibi durumlar kaykay sporu ile ilgilenenlerde önemli parametrelerdir. Koruyucu rehabilitasyon programları da bu ve benzer durumların değerlendirilmesi ve geliştirilmesini içermelidir.

Kaykaycılar genellikle kendilerini anlayan bir sağlık profesyoneline ulaşamamaktan şikayet ederler. Oysaki sakatlıkları önlemek adına neler yapıyorlar?

Yapılan çalışmalar gösteriyor ki, kaykay yaralanması yaşayanlardan sadece %42’si doktora gidiyor ve diğer kalanlar, durumları kötüleşse dahi tedaviye gitmeyi reddediyor ve kaymaya devam ediyorlar.

Kaykaycıların sadece %33’ü ısınma sonrasında kaymaya başlıyor ve sadece %3’ü kaydıktan sonra soğuma metotları uyguluyor. Oysa spor yaralanmalarında ısınma ve soğuma periyotları yaralanma riskini ciddi oranda azaltmaktadır.

Kaykaycıların sadece %10’undan azı, destek ekipmanları, kasklar, dizlikler, çoraplar ve tabanlıklar gibi koruyucu ekipmanlara para harcıyorlar. (Tabi burada onların ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz olan üretimi ve niteliği de göz önünde bulundurmak gerekir.)

Kaykaycı’nın spor fizyoterapisine göre performansı;

  • Yaralanmaya dair vücudun uyarılarını farkedebilmesi,
  • Erken yorgunluk yaşamadan kendi üst seviyelerinde kayabiliyor oluşu,
  • Kontrol ve dengeye sahip oluşu,
  • Uygun ısınma ve soğuma aktivitelerini gerçekleştirmesi anlamlarına gelmekteyken,

Kaykaycının performansa dair kendi bakış açısı;

  • Kaykayı itebilir olduğunu hissetmesi
  • Günün sonunda ağrı duymuyor oluşu
  • Yeteri kadar dayanıklı bir ayakkabıya sahip olması
  • 35 yaşını geçtiğinde hala kayabiliyor olması anlamlarını taşımaktadır.

Sonuç olarak, kaykaya sağlıklı bir şekilde devam edebilmeleri için sağlık profesyonelleri ve kaykaycıların ortak paydalarda buluşmaları ve birbirlerini anlamaları gerekmektedir.