Search and Hit Enter

Her Yönüyle Vulvodini ve Vulvodynia Fizyoterapi

Kadınların büyük kısmı hayatının belli bir döneminde vajinal veya vulvar ağrı yaşarlar.Bu ağrılar yaşam kalitesini düşürür ve cinsel sağlığı olumsuz yönde etkiler. Pek çok kadın ise genital ağrıları konusunda tıbbi yardım isteyemez, isteyebileceğinin farkında olmayabilir ya da bu konuyla ilgili nereye başvuracağını bilemeyebilir.

Bu nedenlerle sessiz kalan, bu konuda yaşanılan problemleri ve ağrıları normalmiş gibi kabullenen kadınlara ithafen yazılmış bir bilgilendirme yazısı okumaktasınız.

AĞRINIZI NASIL BİLİRSİNİZ?

Vulvar ağrı; kadın dış genital organında yanma, batma, zonklama kelimeleriyle tabir edilen ağrılardır. Ortalama kadın popülasyonun %16’sını etkilemektedir.

Vulvodynia, Uluslarlarası Vulvovajjinal Hastalıklar Araştırma Derneği (ISSVD) tanımına göre, herhangi bir neden olmadan en az 3 ay süren ağrıyı vulvar ağrı olarak tanımlamış; lokalizasyonuna ve semptomlarına göre sınıflara ayırmıştır. Ancak potansiyel ilişkili faktörlerden bahsedilebilir. Enfeksiyonlar, cerrahiler, hormonal, nöropatik, genetik, psikososyal sebepler bu faktörler arasında sayılabilir. İlk zamanlarda sanılanın aksine ise bulaşıcı veya iltihaplı bir hastalık değildir.

YA PERDE ARKASINDA GÖRÜLMEYENLER?

Vulvodynia hastalarının geçmiş tıbbi öykülerine bakıldığında bir kısımda bu bölgelere alınan direkt yaralanmalar (epizyotomi, forceps), pelvik taban kaslarını ilgilendiren problemler (bel, sırt, kalça yaralanmaları) olduğu görülmektedir.

Bu hastaların %40ında kronik yorgunluk sendromu, endometriozis, fibromiyalji, intersistiyel sistit veya irritabl bağırsak sendromu rahatsızlıklarının en az biri vulvodyniaya eşlik eder. Bu bilgiye bakıldığında ise problemin sadece tek bir sebebe mi bağlı olduğu akıllarda bir soru işareti yaratıyor.

PEKİ YA NASIL BAŞLADI DİYE SORULDUĞUNDA?

Genellikle pek çok hasta hormonal bir tetiklenme ile bu sürecin başladığını söylerler. Oral kontraseptif (doğum kontrol hapı) kullanımı, menapoz başlangıcı, doğum sonrası adet görememe bu hormonal tetikleyicilerden sayılabilir.

GERİ PLANDA KALANLAR

Vulvar ağrı çeken kadınlarla yapılan bir çalışmada, katılımcı kadınlar kadın olmaktan utanç ve suçluluk duydukları söylemişlerdir. Yaşadıkları problemlerin kadınlık algılarında olumsuz etki oluşturduğunu da belirtmişlerdir. Bu da gerek cinsel hayatlarını gerekse arkadaşlık ilişkilerini etkilemekte ve depresyon riskini arttırmaktadır.

GELELİM TEDAVİSİNE..

Her şeyden önce ortada olan ağrının ve problemlerin gerçek olduğuna inanmak ve kabul etmek tedaviye atılan ilk güvenli adımdır.

Tedavi sürecinde ise problemin fiziksel, duygusal ve davranışsal yönlerinin bütün halinde ele alındığı multidisipliner bir yaklaşım uygun olabilir. Bu alanda uzmanlaşmış ürologlar, kadın doğum doktorları, fizyoterapistler, psikologlar bu çemberde rol oynayabilir.

Tedavide hasta eğitimi, oral veya topikal ilaçlar, fizik tedavi, psikoterapi, seks terapileri, yoga, farkındalık terapileri gibi yöntemler kullanılabilir.

Klinik olarak anamnezde ;ağrının özellikleri(zamanı, tipi, konumu, hangi durumlarda oluştuğu), kas iskelet sistemine dair özellikler (travmalar, pelvik tabana dair problemler),bağırsak ve mesane sağlığı, cinsel hayatının fizyolojik ve psikolojik yönden durumu, psikolojik durumlar(depresyon, anksiyete), varsa taciz hikayesi değerlendirilmelidir. Bunların hangisinin hangi durumu tetiklediği ana problemin kökenini bulmak açısından önemlidir.

Fizyoterapist tarafından yapılacak olan pelvik taban kaslarının ve bağlantılı olduğu myofasyal yapıların her yönüyle değerlendirilmesi gerekir. Öncelikli hedef ise ağrı döngüsünün ortadan kaldırılmasıdır. Geniş perspektifte yapılan kombine tedavilerle bu döngü zinciri kırılabilir. Değerlendirmenin ardından uygulanan tedavinin anatomi ve fizyoloji temellerinin basitçe anlatılması, yaşam tarzı değişiklikleriyle beraber verilen eğitim süreci işin temelini oluşturur. Gerekli tedavi protokolleri ardından uygulanması süreci kolaylaştırır. Hastaya öğretilecek self masaj teknikleri ve pelvik taban egzersizleriyle beraber tedavi sürecince hasta-terapist birlikteliğiyle güvenle ve kolaylıkla bu süreç geçirilebilir.

BEN ZATEN PELVİK TABAN EGZERSİZLERİNİ OKUDUKLARIMDAN, TELEVİZYONLARDAN BİLİYORUM DİYORSANIZ YAZININ DEVAMINI OKUMANIZDA FAYDA VAR.

Pelvik taban kaslarının farkındalığıyla birlikte bu kaslardaki kasılma ve gevşeme kontrolünü sağlamak önemlidir.Pek çok insan bu egzersizleri yaptığını düşünür ancak kliniklerde gözlemlenen durumlara göre tam olarak yapamaz. Genellikle bu bölge farkındalığının çeşitli sebeplerle gelişmemiş olması hareketin hedeflenen yerde ve doğru şekilde yapılmasına engel olur. Ayrıca bu bölgede oluşan kas problemlerini gidermeden kaslar tam ve doğru fonksiyon yapamaz .Yapılan yeni araştırmalarla birlikte her geçen gün değişen bazı bilgiler ışığında egzersiz biçimlerinin de değişmesi kendini yenileyen, alanında uzmanlaşmış sağlık profesyonellerinden yardım almanın önemini ortaya çıkarıyor.

Her insanın problemi kendine özgüdür. Her hastaya “HASTALIK YOKTUR HASTA VARDIR” prensibiyle yaklaşılmalıdır. Bu sebepli her vulvodynia hastasının tedaviden önce pelvik taban konusunda uzmanlaşmış fizyoterapist tarafından bütüncül bir yaklaşımla kişisel değerlendirilmesi yapılmalı ve tedavi programı bu değerlendirmeye özgü şekillenmelidir. Yani siz en iyisi bu işi fizyoterapistinize danışın.

Kaynaklar:
https://link.springer.com/article/10.1007%2Fs10508-017-1026-1
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/artiles/PMC5969816/
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/31113317
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4014358/

Araç çubuğuna atla